CORONA VİRÜS, GERMAFOBİ VE HAFIZANIN ZAYIFLAMASI !

 


Dünyamız Corona Virüsle tanışmadan önce Germafob olan insanlar vardı. Germafobik kişiler her yerden mikrop kapabileceğini düşünen ve kendince tuhaf önlemler alan kimselerdir. Yanında sürekli dezenfektan taşıyan, kapı kulplarını peçeteyle açan, oturduğu yeri silen, otobüslerde tutma kollarını veya koltukları mikrop bulaşma korkusuyla tutmayan insanlardan bahsediyorum. Bu zamana kadar onlara hiç dikkat etmedik. Oysa aramızda dolaşıyorlardı ve birisi hapşırdığı veya öksürdüğü zaman nefesini tutuyor, sizin tuttuğunuz yeri tutmadan önce siliyordu.

Germafobik insanlar aslında pek de haksız sayılmazlardı çünkü tuvalet kapıları ya da otobüs koltukları sanki bakteri yuvası gibidir. Yapılan araştırmalar toplu taşıma araçlarının demirlerine tutunmak on binlerce kişiyle el sıkışmaya benzediğini ortaya koydu. Ancak dünyadaki neredeyse her yer bakterilerle kaplıdır. İnsan vücudunun toplam ağırlığının 2 KG mı bakterilerden oluşur. Yani bakterilerden kaçış yoktur ve tamamen soyutlanmakta iyi değildir. 

Yaşamak için bakterilere ihtiyacımız var.

Germafobik olmak Corona virüs süreciyle birlikte herkeste görülmeye başlandı. Hepimizde mikroplara karşı aşırı duyarlılık gelişmiş vaziyette ve çok dikkat ediyoruz. Ancak daha önce Germafobik davranışlar gösterenlerde bu durum XL boyutlara ulaşmış durumda, elleri yara oluncaya kadar siler vaziyete geldiler.

Psikolojik bir sorun oluşması davranışın sık ve sürekli olarak yapılmasıyla doğrudan ilişkilidir. Yani her şeyin aşırısı zararlıdır. Aynı Germafob olmak gibi.

Corona virüsünden  korunma tedbirleri vücuda alınan faydalı ve zararsız bakterileri de engellediğinden sadece bağışıklık sistemimizin çökmesine değil hafızamızın da zarar görmesine neden olabilir.

Bildiğiniz gibi düşünme, karar verme öğrenme gibi üst düzey beyin faaliyetlerimizin gerçekleştiği temel yer serebral kortekstir. Beyin görüntüleme çalışmalarında ön planda frontal korteks, temporal korteks gibi yapılar vardır ancak arka planda hiç beklenmedik elemanlar devreye girer. Bakteriler…

Yediğimiz yoğurt bizi mutsuz ediyor olabilir mi?

 Öğle yemeğiniz depresyon yapar mı?

Bir çalışmada 22 erkeğe 4 hafta boyunca aynı hap verildi. Haplar çok etkili özel bir formül içeriyordu. Bir ayın sonunda deneye katılanlarla görüşüldü ve hapların etkisi soruldu.

Yanıtların hepsi aynı şeyleri söylüyordu. Bütün katılımcılar kendilerini daha huzurlu hissediyor ve hafızaları da eskisine göre daha keskin olmuştu. Bu çok özel haplar bir ilaç firması tarafından üretilmemişti, doğanın kendisinden geliyordu. Bu haplar sadece BAKTERİ içeriyordu. Yapılan son araştırmalar vücudumuzun mahrum kaldığı bakterilerin beynimizin işleyişini çok önemli ölçüde etkilediğini ortaya çıkardı.[1]


Yapılan bir diğer araştırma da insan vücudunda otuz trilyon insan hücresi bulunurken kırk trilyon bakteri hücresi bulunmaktadır. Sayılarından da anlaşılacağı gibi bakteriler yaşamımızı devam ettirmek için olmazsa olmazımızdır. Endüstriyel gıdalar yoğurt, ayran gibi ürünler uzun süre bozulmadan saklanabilmesi için, içinde kimyasal bulundurur ve bakteri barındırmayacak şekilde paketlenir. Vücudumuza faydalı bakteriyi endüstriyel yoğurtla ve gıdalarla alamayız. Bir de hastalıklardan korunmak için dengesizce kullandığımız antibiyotiklerin hem yararlı hem de zararlı bakterileri öldürdüğü bilimsel bir gerçektir. O zaman Yararlı bakterilerin olmaması veya ölümü beyin için gerekli nöroaktif madde miktarında azalmaya sebep olacaktır. 

Sürekli maske, mesafe ve hijyen kurallarıyla korunduğumuz Corona virüs günlerinde vücudumuza yararlı bakterileri de almıyor olmak gibi bir gerçekle karşı karşıyayız. 

Yine araştırmalar gösteriyor ki depresyon, stres, kaygı gibi durumların oluşmasında vücut dengesinin bozulması ve bakteri düzensizliği de önemli bir etkendir.

Corona virüsten aşırı korunma çabası bizi birer GERMAFOBİK rahatsızlığa doğru sürüklerken aynı zamanda hafızamızın da etkilenmesine ve zayıflamasına sebep olabilme ihtimalini de ortaya çıkartıyor.

O zaman özellikle bu kritik günlerde sağlığımızı ve Beynimizi korumak için bilinçli faaliyetler de bulunmak gerekir.

Neler yapılabilir?

·       Vücuda Faydalı bakteri alımı yapılmalı (Evde Yoğurt yapmak v.b.)

·       Probiyotik ürünlerden düzenli miktarda tüketmek (Turşu v.b.)

·       Düzenli Spor ve eksersiz yapmak

·       Abur cuburdan uzak durmak

·       Asitli içecekler içmemek

·       Su doku çözmek

·       Ortamı belirli aralıklarla havalandırmak

·       Hafıza tekniklerini öğrenmek ve bu yöntemle egzersiz yapmak

·       Kitap okumak

·       Yürüyüş yapmak

·       Teknoloji diyeti yapmak

Maske mesafe ve hijyen tedbirlerine uymak önemli ancak bu süreçten sağlıklı bir psikolojiyle çıkabilmek ve özellikle hafızamızın zayıflamasına müsaade etmemek için gayret sarf ediyor olmakta önemlidir.

Çetin DENİZ

Yazar – Eğitmen

 “İçimdeki Sabotajcı” ve “Islık Çalan Karınca” Kitaplarının yazarı   



Hiç yorum yok: