AYAKKABI TAMİRCİSİNİN ÇOCUĞU YIRTIK AYAKKABI GİYER.





“Ayakkabı tamircisinin çocuğu yırtık ayakkabı giyer.”

Günümüzün zorlu şartlarında çocukların durumu daha da  zorlaşmaya başladı. Özellikle belirli yetkinliğe sahip ailelerin çocukları kendilerini geliştirmekten çocuklarına zaman ayıramaz oldu. Eğitimci, doktor, profesör olan veliler kendi çocukları ile ilgilenmeye ve bildiklerini onlara aktarmaya zaman ayırması gerekirken kendi yetkinliklerini arttırmaya çaba harcıyorlar.  


Bu arada çocuklarının fazla bir şey öğrenmediklerini unutuyor veya fark etmiyorlar.  Yukarıdaki söz “terzi kendi söküğünü dikemezmiş” sözünden çok farklı olduğunu da belirtmek isterim. Kişi kendi mesleği ile ilgili eksikliklerini göremez veya tamamlayamaya bilir. 

Ancak aile fertlerine kendi bildiklerini aktarması öncelikli olarak onları eğitmesi gerekir. Aile liderlerinin kendilerine yönelik çabaları çocukların kendi eksikliklerini tamamlama gayreti de olmayınca sıkıntılı durumlar yaşanmasına sebep oluyor. 

Yani adam usta bir ayakkabıcı ama çocuğu hiç bilmiyor, adam usta bir terzi ama çocuğu hiç bilmiyor, kadın en güzel yemekleri yapıyor ama kızı yumurta kıramıyor. Biz bildiklerimizi çocuklarımıza öğretmek ve onlarında öğrenmesini sağlamakla sorumluyuz. 

Çocuklarınızın yaşamını etkileyen konularda bederilerini geliştirmeye çalışmalıyız. Evet çocuklar belki ayakkabı tamircisi, terzi, köylü, ev hanımı olmayabilir. Ama çapa yapmayı, yemek yapmayı, söküğünü dikmeyi bilsin. 

DİĞER YAZILARIM

Hiç yorum yok: