REJİM, DİYET, SPOR! NEDEN BAŞARAMAYIZ?


  
             Herkesin yaptığı gibi bir pazartesi sabahına rejim yapmak için niyetlenirsiniz. Pazartesi günü bu türlü şeylerin başlangıcı için önemli günlerdir. Pazartesi sendromu hepimizin kendimizi kötü hissettiğimiz bir durum doğursa da yinede bir şeyleri pazartesi günleri başlatırız. (bunun nedeni çözülemedi)

 Eh zorda olsa niyetlendik. Bakalım bundan sonra neler olur.

            Pazar günü ne var ne yok yer ve pazartesi gününe fazladan alınmış kalorilerle kalkarız. Bir gün önce üzerine yağlı peynirler sürerek yediğimiz ekmek dilimleri, çayımıza kaşık kaşık attığımız şeker artık can düşmanımızdır. Her şeyden kaçarız. Artık arkadaşlarımız bile bizim için rejimimizi bozacak kişilerdir. Elimizde su şişesi dolaşır dururuz.  1.gün ya bugün, ondan dolayı bir kova su içer. 50 defa tuvalete gideriz. Sonuçta zorlanır ancak yinede azimle ilk günü tamamlarız.

Oh ilk gün nihayet bitti. Peki daha sonraki günler…

Gözümüzde büyümeye başlar her gün… kebaplar, tatlılar, pastalar aklımızdan çıkmaz. Geçen gün görüştüğüm bir öğrencim “ hocam ders çalışırken dayımın oğlunun arkadaşının komşusuna bile mesaj atasım geliyor!” demişti. Bir şey zorsa engel çok yani…

1 hafta azimle bu savaş devam eder.

Tartılmaya karar veririz. Titreyen ellerle teraziyi elimize alır ve ayaklarımızın altına koyarız. Gözümüzü kapatıp önce usulca bir ayağımızı sonra diğer adımımızı atarız. Önce tek gözümüzü açar. Sonra diğer gözümüzü de açarız ve terazide gözüken kiloya bakarız. 200 gr vermişiz. “Aman Allah’ım; bir haftadır yeme, içime sadece 200 gr ver.”  Olacak iş mi? Verdiğimiz kilo bir kestane kadar. O zaman anlarız bu işin gerçekten zahmetli olduğunu, ancak ilk dönüm noktası tam da burasıdır. Motivasyonumuzu bozmaz ve devam etme kararı alırsak, belirlediğimiz hedefe ulaşmamız için en büyük engeli aşmış oluruz.

Bu arada hedef demişken, sadece niyetle bir işe başladıysanız işiniz zor. Rejime veya başka bir şeye başlamadan önce olmayı arzu ettiğiniz kilonuzu bir kağıda yazmalısınız. Hedef önemli…

3 – 4 hafta azimle devam ettiğiniz rejimde hedefinize ulaşacağınız ümidi verdiğiniz kiloları gördükçe daha da artar. İşte tam burası çok önemli, bu rahatlık tam bir baş belasıdır. Bu basamağı geçemeyen o kadar çok kişi var ki, aslında bu rahatlık bir döngünün başlangıcıdır. “İstediğim zaman başarabiliyorum”. “Bugün pasta yesem bir şey olmaz”. Gibi düşünce ve denemeler her şeyi bitirir.

Peki;  bu ikinci basamağı geçerseniz ne olur? hedefe ulaşmanız için ikinci büyük engeli aşmış olursunuz.

  Rejim devam ediyor. Üstün bir gayret sarf ediyorsunuz. Her gün düzenli yürüyor. Düzenli kalori alıyorsunuz. Motivasyon iyi, mutlusunuz. Belki başaramam diye o zamana kadar kimseye bahsetmediğiniz rejim yapıyorum konusunu, artık başarabiliyorsunuz diye bir arkadaşınızla paylaşıyorsunuz. “Ben her gün spor yapıyorum”, “her gün kalorime dikkat ediyorum” ve “şu kadar kilo verdim”.

GEÇMİŞ OLSUN! Evet işte son dönüm noktasını başaramadınız!

Keşke biraz daha sabretseydiniz.

Neden mi?

Beyin iç söylem motivasyonunu düşünerek çalışır. Yani siz rejime başladığınızda beyninize bir hedef ve komut verirsiniz. İlk 3 gün beyin kendini formatlar daha sonra yeni düzene alışır. İç sese kulak verir. O düzeni korur. Siz ne zaman onu sesli olarak birisi ile paylaşırsanız (“Ben her gün spor yapıyorum, her gün kalorime dikkat ediyorum ve şu kadar kilo verdim.”) beyin görevin sonlandığı mesajını alır. Onun için görev bitmiştir. Dolayısıyla her gün düzenli spor ve kalori dikkatine artık dikkat etmez. Sizi yönlendirmez ve motive etmez. inanın bu durum yapmaya gayret sarf ettiğiniz her şey için böyledir.

Küçük hedefinizi ve gayretlerinizi hedefiniz gerçekleşene kadar kimse ile paylaşmayın! Her gün düzenli olarak yaptığınız, zor ama hoşunuza giden, sizi mutlu eden şeyleri sesli olarak “ben her gün düzenli olarak şunu yapıyorum” diye paylaşmayın. Geriye dönük düşündüğünüzde bu zamana kadar paylaştıktan sonra artık yapamadığınız birçok şey gelecektir aklınıza…

Beyninizde oluşan iç sesi, düzen ve hedefi bozmayın.

Sessiz, içten ve derinden ilerleyin. :) 


Başarılar!

Yazılarımızdan haberdar olmak için üye olun. Merak etmeyin haftada bir iki bu türde yazı ile karşınızda olacağım... 

Bu siteye katılmak için tıklayın... 

http://cetindenz.blogspot.com.tr/2014/12/tesekkurler.html       

İLGİNİZİ ÇEKECEK DİĞER YAZILARIMIZ: